


<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KolayTEST</title>
	<atom:link href="http://www.kolaytest.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kolaytest.net</link>
	<description>SBS KPSS KPDS LES/ALES</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Apr 2011 07:33:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Nato’nun Soğuk Savaş Sonrası Dönüşüm Ve Değişim Stratejisi</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/nato%e2%80%99nun-soguk-savas-sonrasi-donusum-ve-degisim-stratejisi.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/nato%e2%80%99nun-soguk-savas-sonrasi-donusum-ve-degisim-stratejisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 07:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Diyalogu]]></category>
		<category><![CDATA[Barış İçin Ortaklık]]></category>
		<category><![CDATA[insani yardım faaliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Atlantik işbirliği Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[NATO- Rusya Daimi Ortak Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO- Ukrayna Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[NATO-Rusya Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Terörizme karşı askeri konseptin kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[terörizme karşı bir ortaklık Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[varşova paktı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=4070</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk Savaş sırasında, NATO’nun rolü ve amacı Sovyetler Birliğinin yarattığı tehdit çerçevesinde açık bir şekilde tanımlanmıştı. 1990’lı yılların başlarına gelindiğinde Varşova Paktı özgürlüklerini yeni kazanan Doğu Avrupalı ülkelerin ısrarı üzerine dağılmış ve Sovyetler Birliği çökmüştü. Geleneksel muhalifleri ortadan kalkmasıyla, bazı yorumcular NATO’ya gerek kalmadığına ve gelecekteki savunma harcamaları ve silahlı güç yatırımlarının büyük ölçüde azalacağına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4073" title="nato" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/nato.jpg" alt="" width="300" height="225" />Soğuk Savaş sırasında, NATO’nun rolü ve amacı Sovyetler Birliğinin yarattığı tehdit çerçevesinde açık bir şekilde tanımlanmıştı. 1990’lı yılların başlarına gelindiğinde Varşova Paktı özgürlüklerini yeni kazanan Doğu Avrupalı ülkelerin ısrarı üzerine dağılmış ve Sovyetler Birliği çökmüştü. Geleneksel muhalifleri ortadan kalkmasıyla, bazı yorumcular NATO’ya gerek kalmadığına ve gelecekteki savunma harcamaları ve silahlı güç yatırımlarının büyük ölçüde azalacağına inanmaya başladılar.</p>
<p>Soğuk Savaşın sona ermesiyle askeri istila tehdidinin ortadan kalkmış olmasına karşın, Avrupa’nın bazı bölgelerinde istikrarsızlığın arttığı görüldü. NATO ülkeleri toplu savunma taahhütlerini ve güvenliklerinin en iyi teminatını NATO aracılığıyla sağlanacak işbirliği olduğunu hemen anladılar.</p>
<p><span id="more-4070"></span><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Ayrıca, askeri istila olasılığı azalmış olmasına karşın, bölgesel çalışmalara müdahale etmek ve Avrupa’da barış ve istikrarı korumak için siyasi ve askeri işbirliği alanında yeni yapılanmalara gerek duyuldu.</p>
<p>Aslında, askeri güçleri ve yetenekleri, <strong>kriz yönetimi, barışı koruma </strong>ve<strong> barışı destekleme operasyonları</strong> gibi yeni görevlere uyarlamak ve bunun yanı sıra <strong>temel savunma görevlerini</strong> devamlı olarak yerine getirmelerini sağlamak bir takım reformlar yapılması gerekliydi.</p>
<p>NATO, temelde toplu savunma sorumluluğuyla sıkı sıkıya bağlı bir ittifak olmaktan çıkarak daha geniş bir güvenlik alanında işbirliğine giden ulusların ortaklıklarını odak noktası haline geldi.</p>
<p>Bugün ittifak, gerek <strong>Rusya ve Ukrayna</strong> ile NATO dışındaki diğer ülkelerle <strong>işbirliğini geliştirmek</strong>, gerek <strong>uluslar arası terörizm</strong>in ve <strong>kitle imha silahlarının yayılması </strong>gibi 21. yüzyılın güvenlik sorunlarıyla aktif bir biçimde mücadele edebilmek için giderek artan ölçüde faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.</p>
<p>NATO eski muhaliflerle olduğu kadar diğer Avrupa devletleriyle ve Akdeniz bölgesindeki komşu ülkelerle güvenliği ve istikrarı güçlendirmek yönünde bir dizi yeni girişim başlatmıştır;</p>
<ul>
<li> 1991 yılında <strong>Kuzey Atlantik işbirliği Konseyi</strong>’nin kurulması olmuştur. (Adı Avrupa-Atlantik ortaklık konseyi olarak değiştirildi. )</li>
<li> 1994 yılında NATO, <strong>Barış İçin Ortaklık</strong> Adıyla yeni bir girişim başlatmıştır.</li>
<li> 1995 yılında NATO Akdeniz bölgesindeki altı ülke ile – Mısır, İsrail, Ürdün, Moritanya, Fas ve Tunus- <strong>Akdeniz Diyalogu</strong> adı altında işbirliği mekanizması tesis etmiştir. 2000 yılında Cezayir’in de katıldı.)</li>
<li> 1997 yılında NATO-Rusya ile NATO-Ukrayna ilişkileri daha resmi temelde oturtulmuştur. <strong>NATO- Rusya Daimi Ortak Konseyi </strong>ve<strong> NATO- Ukrayna Komisyonu </strong>güvenlik sorunlarını düzenli bir şekilde danışma ve tartışmayı kolaylaştırmak amacıyla kuruldu.</li>
<li> 2002 yılında Daimi Ortak Konsey’in yerine tesis edilen <strong>NATO-Rusya Konseyi</strong>yle müttefikler ve Rusya arasında daha yakın ve derin işbirliği bağı kurmuştur.</li>
</ul>
<p>1990’ların başından bu yana bazı Doğu Avrupa ülkeleri gelecekteki güvenlik çıkarlarının en iyi şekilde NATO’ya katılmakla korunabileceği sonucuna vardılar. Üye olma isteklerini dile getirdiler. Katılım müzakerelerine davet edilen üç eski Ortak ülkenin – Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya- Mart 1999’da üyeliğe kabul edilmelerinin ardından üye ülke sayısı 19’a yükseldi. 2000 yılı kasım ayında yapılan Prag Zirvesinde aralarında Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya’nın yer aldığı yedi ülke üyelik görüşmelerine davet edilmiştir. 2004 yılı Mart ayı sonunda anılan ülkeler resmi olarak İttifak’a katıldılar.</p>
<p>Eski Yugoslavya’nın dağıtılmasının akabinde İttifak dikkat ve enerjinin çoğunu Balkanlar’a kaydırmıştır. NATO, çatışmaları sona erdirmek amacıyla üç kez bölgeye askeri müdahalede bulunmuştur. 1995 yılında Bosna Hersek, 1999’da Kosova ve 2001 yılında Makedonya’da. NATO halihazırda Balkanlar’da  iki barışı koruma operasyonu yönetmektedir. Her iki barış gücünün de amacı, anılan bölgelerdeki bütün vatandaşların etnik kökenleri ne olursa olsun barış içinde yaşayabilecekleri ve uluslar arası yardım sayesinde demokrasinin gelişmeye başlayabileceği güvenli ortamı tesis etmektir.</p>
<p>NATO bunlara ilave olarak, <strong>insani yardım faaliyetleri</strong>nin eşgüdümü konusunda da aktif rol üstlenmektedir. İttifak 1999 yılında açtığı Avrupa Atlantik Afet Müdahale Eşgüdüm Merkezi sayesinde doğal ve yapay afetlerde acil durum ve yardım operasyonlarını koordine edebilmektedir.</p>
<p>NATO aynı zamanda NATO üyesi ülkeler ile Ortak ülkelerden bilim adamlarının bir arada çalışmasını destekleyen bir <strong>bilim Programı</strong>na da sahiptir.</p>
<p>Bugün NATO’nun Avrupalı ve Kuzey Amerikalı müttefikleri, siyasi, ekonomik ve güvenlik meselelerini ele alan geniş bir transatlantik topluluk halini almıştır.</p>
<p><strong>Terörizme karşı askeri konseptin kabulü</strong> ve bu arada özel askeri yeteneklerini geliştirirken, <strong>terörizme karşı bir ortaklık Eylem Planını</strong>n kabulü NATO’nun rolüne açıklık kazandırılmıştır.</p>
<p>1949 yılında kurulan bir güvenlik ittifakı olarak NATO, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde büyük gelişme kaydetmiş, yarım yüzyıllık zaman diliminde hem ittifak hem de uluslar arası ortam NATO’nun kurucularının öngörmeyeceği ölçüde değişmiştir. İttifak, 40 yıl süren Soğuk Savaş dönemi boyunca Batı Avrupa’nın güvenliğini sağlayan, 1990’lı yıllarda Soğuk Savaş sonrası Avrupa’nın içinden geçtiği dönüşüme tanıklık eden bir kurum olmanın ötesine geçmiştir.</p>
<p>Üye ülkeleri tehdit eden sorunlar ile NATO’nun bu sorunlarla başa çıkabilme yöntemleri değişmekle birlikte, İttifak içerindeki işbirliğinin temel esasları Vaşington Antlaşmasıyla öngörülen çerçeveye bağlı kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/nato%e2%80%99nun-soguk-savas-sonrasi-donusum-ve-degisim-stratejisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk’ün Eğitim-Öğretim İle İlgili Veciz Sözleri</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/ataturk%e2%80%99un-egitim-ogretim-ile-ilgili-veciz-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/ataturk%e2%80%99un-egitim-ogretim-ile-ilgili-veciz-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 05:40:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk Köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[veciz söz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=4041</guid>
		<description><![CDATA[Okullarda  öğretim  vazifesinin  güvenilebilir   ellere  teslimini,  memleket  evladının,  o  vazifeyi kendine  hem   bir  meslek,  hem  bir  ideal  sayacak  üstün  ve  saygıdeğer  öğretmenler  tarafından  yetiştirilmesini  sağlamak  için   öğretmenlik,   diğer  serbest   ve  yüksek  meslekler   gibi,  aşama aşama ilerlemeye   ve  her   halde  refah   sağlamaya  uygun  bir  meslek  haline   getirilmelidir. Dünyanın   her  tarafında  öğretmenler   insan  toplumunun  en  fedakar  ve  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0000ff;"><img class="align center size-full wp-image-510" title="ata87" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2009/01/ata87.jpg" alt="" width="358" height="485" /></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #0000ff;">Okullarda  öğretim  vazifesinin  güvenilebilir   ellere  teslimini,  memleket  evladının,  o  vazifeyi kendine  hem   bir  meslek,  hem  bir  ideal  sayacak  üstün  ve  saygıdeğer  öğretmenler  tarafından  yetiştirilmesini  sağlamak  için   öğretmenlik,   diğer  serbest   ve  yüksek  meslekler   gibi,  aşama aşama ilerlemeye   ve  her   halde  refah   sağlamaya  uygun  bir  meslek  haline   getirilmelidir. <span style="color: #0000ff;">Dünyanın   her  tarafında  öğretmenler   insan  toplumunun  en  fedakar  ve  saygı  değer  unsurlarıdır. </span><span style="color: #000000;">(1923, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.I, Ankara, 1997, s. 317)</span></span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü iliminden, keşiflerinden, gelişmelerinden yararlanalım, ama unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak zorundayız.</span> (1923, Konya) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 145) <span id="more-4041"></span></li>
</ul>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<ul>
<li> <span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;">Milletleri  kurtaranlar   yalnız  ve  ancak  öğretmenlerdir. Öğretmenden,  eğiticiden  yoksun  bir  millet  henüz  millet  adını  almak  kabiliyetini  kazanmamıştır.</span> Ona  basit  bir   kitle  denir,  millet  denemez. <span style="color: #0000ff;">Bir  kitle  millet   olabilmek  için   mutlaka  eğiticilere,   öğretmenlere  muhtaçtır.</span> (1925, İzmir) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 243)</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ilkbal nurusunuz. Yurdu asıl nura gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim ve kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz.</span> (1922, Bursa) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 45-46)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Türkiye’nin eğitim ve öğretim tutumunu her katında, tam bir açıklıkla hiçbir  teretdüde yer vermeden saptamak ve uygulamak gerekir; bu tutum, her anlamıyla ulusal bir nitelikte olacaktır. </span>(1924, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.I, Ankara, 1997, s. 347)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.</span> (1927, Ankara) (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 1999, s. 165)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün mana ve şekliyle uygar bir toplum haline getirmektir. </span>İnkılâplarımızın ana ilkesi budur. Bu gerçeği kabul edemeyen zihniyetleri darmadağın etmek zaruridir. Şimdiye kadar milletin, beyinlerini paslandıran, uyuşturan bu zihniyette bulunanlar olmuştur.</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Uydurma hikayeler ve boş fikirler kafalardan tamamen çıkarılacaktır. Onlar çıkarılmadıkça beyinlere gerçeğin nurlarını sokmak imkansızdır. </span>(1925, Kastamonu) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 224)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.</span> Halbuki bizim milletimiz, gerçek nitelikleriyle medeni ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır. (1923, Bursa) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 71)</li>
<li>Eğitim ve öğretimde uygulanacak yol, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık vasıtası yahut medenî bir zevkten ziyade, maddî hayatta muvaffak olmayı temin eden pratik ve kullanılması mümkün bir cihaz haline getirmektir. Milli Eğitim Bakanlığı bu esasa önem vermelidir. (1923,) (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 1999, s. 130)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Cumhuriyet’in temelinin laik bir dünya görüşüne dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalı ve bu gerçek gözden kaçmamalıdır. Zira Türk halkı teokratik yönetimden çok ızdırap çekmiştir. Geri kalışının nedenleri arasında bunun önemli bir yeri vardır. </span>(1930, Kırklareli) (Utkan Kocatürk, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, AKDTYK., Atatürk Araştırma Merkezi,  Ankara, 1999, s. 437)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefine, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran fikir ordusudur.</span> Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir, feyizlidir, muhteremdir. Fakat bu iki ordudan hangisi daha kıymetlidir, hangisi diğerine muhtaçdır. Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz, bu iki ordunun ikisi de hayatidir. Yalnız siz,<span style="color: #0000ff;"> irfan ordusu mensupları, sizlere mensup olduğunuz ordunun kıymet ve kutsallığını anlatmak için şunu söyleyeyim ki, sizler ölen ve öldüren birinci orduya niçin öldürüp niçin öldüğünü öğreten  bir orduya mensupsunuz.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Bir millet, irfan ordusuna sahip  olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan, birinci ordunun elde ettiği kazançlar sönük kalır.</span> Milletimizi gerçek kurtuluşa ulaştırmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak, bir an önce, büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluğunda bulunduğumuzu inkar edemeyiz. (1923, Kütahya) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 167-168)</li>
<li>Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takip etmeye söz vermişsiniz. İşte ben özellikle bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar yorulmadan ne demek ? Yorulmamak olur mu ? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her canlı için doğal bir durumdur. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. <span style="color: #0000ff;">Sizler, yani, yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz&#8230;dinlenmemek üzere yürümeğe karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.</span> (1937, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997,s. 327-328)</li>
<li>Eski hocalar nasıl dini esastan hakim olmuşlarsa öğretmenler de ilim esasından kazanmaya başladıkları hakimiyeti sonuçlandırsınlar. Bununla öğretmenlik mesleği gerçek yücelme devrine dahil olacaktır.</li>
<li>Öğretmenler her  fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır. (1927, İstanbul) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 266)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Dünya’da her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, doğru yoldan sapmaktır.</span> Yalnız; ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının sonuçlarını idrak etmek ve gelişmesini  zamanında takip etmek şarttır. Binlerce yıl önceki kuralları, bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette  ilmin ve fennin içinde olmak değildir. En önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir.</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Eğitimdir ki, bir ulusu ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır, ya da bir ulusu esaret ve sefalete terkeder.</span></li>
<li>Milli eğitimin ne demek olduğunu bilmekte artık bir karışıklık ve yanlış anlama olmamalıdır.Bir de milli eğitim esas olduktan sonra onun dilini, usulünü, vasıtalarını da ulusal yapmak zorunluluğunu tartışmak gereksizdir. <span style="color: #0000ff;">Milli eğitim ile geliştirilmek ve yükseltilmek istenen genç beyinleri bir taraftan da paslandırıcı, uyuşturucu, hayali fazlalıklarla doldurmaktan dikkatle kaçınmak lazımdır. </span>(1924, Samsun) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997,s. 202-206)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Öğretmenler; yeni nesli  Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin becerinizin ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet: fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister.Yeni nesli, bu özellik ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir.</span></li>
<li>Öğretmenler ! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı şekilde bütün öğretim basamaklarındaki eğitimleri uygulamalı olmalıdır.<span style="color: #0000ff;">Yurt evladı, her öğrenim basamağında, ekonomik hayatta başarılı, iz bırakan, eser sahibi olacak şekilde bilgilerle donatılmalıdır. Ulusal ahlâkımız, çağdaş esaslarla ve hür fikirlerle artırılmalı ve takviye olunmalıdır.</span> Bu çok mühimdir, bilhassa nazarı dikkatinizi çekerim&#8230;.Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır.</li>
<li>Arkadaşlar ! yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, <span style="color: #0000ff;">Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür “ nesiller ister. </span>(1924, Ankara) ( Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 178-179)</li>
<li>Devlet bünyesinde yüzyıllar boyu derin idari ihmallerin neden olduğu yaraları iyileştirmede verilecek emeklerin en büyüğünü hiç kuşku yok ki  irfan yolunda göstermemiz lazımdır. <span style="color: #0000ff;">Şimdiye kadar uygulanan eğitim ve öğretim yöntemlerinin milletimizin geri kalmasında en önemli etken olduğu kanısındayım. Onun için bir milli eğitim programından söz ederken, eski devrin boş inançlarından ve yaratılışımızla hiç ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen bütün  etkilerden tamamen uzak, milli karakterimiz ve milli tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum.</span> Çünkü milli dehamızın gelişmesi ancak böyle bir kültür ile sağlanabilir.</li>
<li>Herhangi bir yabancı kültür, şimdiye kadar izlenen yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını tekrar ettirebilir. Kültür ortamla uyumludur. O ortam milletin karakteridir. <span style="color: #0000ff;">Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle varlığı ile, hakkı ile, birliği ile ters düşen bütün yabancı unsurlarla mücadele etme gereği; milli  düşünceleri büyük bir olgunlukla  her karşıt düşünceye karşı şiddetle ve fedakarlıkla savunma zorunluluğu öğretilmelidir.</span> Yeni neslin milli ruhuna bu özellik ve yeteneklerin aşılanması çok önemlidir. Sürekli ve müthiş bir mücadeleden ibaret olan hayat, bağımsız ve mutlu olmak isteyen her milletten bu özellikleri şiddetle istemektedir&#8230; Gelecek için hazırlanan vatan çocuklarına, hiçbir güçlük karşısında baş eğmemelerini; sabır ve metanet ile çalışmalarını; çocuklarımızın anne ve babalarına da yavrularının öğrenimlerini tamamlamaları için  her fedakarlığı göze almalarını tavsiye ederim. Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar sebatkar olduklarını tarih doğrulamaktadır. Silahıyla olduğu gibi aklıyla da mücadele etmek zorunda olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur. (1921, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 19-21)</li>
<li>Fikirler anlamsız, mantıksız, boş sözlerle dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır. Aynı şekilde <span style="color: #0000ff;">sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak, faydasız, zararlı ve birtakım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar.</span> Memleketi, milleti kurtarmak  isteyenler için, çalışkanlık, iyi niyet, fedakarlık gerekli olan niteliklerdir. Fakat bir toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek toplumsal hayatı çağın gereklerine göre geliştirmek için, bu nitelikler yeterli gelmez; bu niteliklerin yanında ilim ve fen lazımdır.</li>
<li><span style="color: #0000ff;">İlim ve fen çalışmalarının merkezi okuldur. </span>Bundan dolayı okul lazımdır. Okul adını hep beraber hürmetle, saygıyla analım.</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir. </span>Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilecek en uygun, en güvenli yolu öğretir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur. Ancak bu şekilde her türlü girişimin mantıklı sonuçlara ulaşması mümkün olur.</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Milli Eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur. Bu zafere ulaşılması için hepimizin tek vücut ve tek düşünce olarak esaslı bir program üzerinde çalışması lazımdır. Bence bu programın iki önemli noktası vardır: Sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uyumlu olması, çağın gereklerine uygun olmasıdır.</span></li>
<li>Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de  üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. <span style="color: #0000ff;"> İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.</span></li>
<li>Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, boş inançların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. <span style="color: #0000ff;">Geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Böyle milletler, hayata geniş açıdan bakan milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur.</span></li>
<li>Milli Eğitim programımızın, Milli Eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir. <span style="color: #0000ff;">Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz&#8230; yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor, demektir.</span> Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal hayatta faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlara sahip olur. Elbette milli dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da aynı öğretim derecelerinden geçirerek yetiştireceğiz.</li>
<li>Hanımlar, Beyler ! (Öğretmenler)</li>
<li>Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımızı aynı eğitimden geçirerek yetiştireceğiz. <span style="color: #0000ff;">Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz öğrenimin sınırı ne olursa olsun, onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz: Milletine,Türkiye Devleti’ne,Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne düşman olanlarla mücadele sebep ve vasıtaları ile donatılmayan milletler için yaşama hakkı yoktur.</span></li>
<li>Hanımlar, Beyler ! (Öğretmenler) Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Hakiki zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz ve mutlaka kazanacaksınız.. (1922, Bursa) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 47-49)</li>
<li><span style="color: #0000ff;">Muhterem Gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Kazanmak, yenilmek. Size, Türk Gençliği’ne terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima kazanmaktır ve eminim daima kazanacaksınız.</span> Milleti yükseltmek için  yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti yükseltmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız. Bunun için beyinlerinize, irfanlarınıza, bilgilerinize, gerekirse bileklerinize, pazularınıza, bacaklarınıza başvuracak, fakat sonuçta mutlaka ve mutlaka o amaca varacağız&#8230; Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır. (1923,Tarsus) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C.II, Ankara, 1997, s. 137)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/ataturk%e2%80%99un-egitim-ogretim-ile-ilgili-veciz-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpekbalığı Havuzu İnternet</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/kopekbaligi-havuzu-internet.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/kopekbaligi-havuzu-internet.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 07:04:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[KolayTEST]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji ve Bilgi Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi sistemleri güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[hack]]></category>
		<category><![CDATA[hacker]]></category>
		<category><![CDATA[You are as strong as your weakest unit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=4020</guid>
		<description><![CDATA[Ortaçağ skolastik düşünce sisteminin terkedilmesiyle birlikte, hızla gelişen teknoloji sanayi devrimini doğurmuş ve bunun doğal bir sonucu olarak ta insanlık yepyeni bir bilgi çağına adım atmıştır. İlerleyen yıllarda iletişim teknolojilerinin sürekli artan bir ivmeyle gelişmesi sonucunda bilgi ve bilginin güncelliği insan yaşamındaki en önemli unsur haline dönüşmüştür. Daha önceki çağlarda dünyanın farklı yerlerinde yaşayan insanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-4024" title="teknoloji-450x287" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/teknoloji-450x287.jpg" alt="" width="450" height="287" /></p>
<p>Ortaçağ skolastik düşünce sisteminin terkedilmesiyle birlikte, hızla gelişen teknoloji sanayi devrimini doğurmuş ve bunun doğal bir sonucu olarak ta insanlık yepyeni bir bilgi çağına adım atmıştır. İlerleyen yıllarda iletişim teknolojilerinin sürekli artan bir ivmeyle gelişmesi sonucunda bilgi ve bilginin güncelliği insan yaşamındaki en önemli unsur haline dönüşmüştür.</p>
<p>Daha önceki çağlarda dünyanın farklı yerlerinde yaşayan insanlar atlı haberci, posta güvercini gibi hız ve güvenlik açısından zayıf yöntemlerle iletişim sağlarken, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren telgraf ve telefon gibi daha pratik ve hızlı iletişim yöntemleri geliştirilmiştir. Teknolojik gelişim bunlarla da yetinmemiş geçtiğimiz asırda insanoğlu tarihindeki en büyük ilerlemeleri kaydetmiştir. Radyo ve televizyon kullanımı ile gelişen bilgi çağı uydu iletişimi, mobil telefonlar ve nihayet internetin hayatımıza girmesiyle birlikte insanoğlunu hayallerinin ötesinde bir hızlı iletişime ve bilgi paylaşımına  sürüklemiştir.</p>
<p><span id="more-4020"></span></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Özellikle internetin kullanımı, insanların dünyanın diğer bir ucundaki bilgiye çok kısa bir zamanda ve özgürce ulaşmasına olanak tanımıştır. İnternet kullanımının bu denli yaygınlaşması sonucu ortaya çıkabilecek uyumsuzluğu ve kaosu ortadan kaldırmak için, bir takım standartların geliştirilmesi de kaçınılmaz hale gelmiştir. TCP/IP protokolü internet bağlantılarını dünya çapında belli bir standarda oturtan bir sistem olarak karşımıza çıkmış ve hızla yayılmıştır. Daha önceleri akademik ve eğlence amaçlı kullanılan bu yeni teknoloji, zamanla iş dünyasının da kaçınılmaz bir parçası haline gelmiş ve dünyanın her köşesindeki firmalar büyük bir hızla kendini internete adapte etmeye başlamışlardır.</p>
<p>Elbette ki internetin bu denli yaygın kullanımı bir takım art niyetli kişilerin de dikkatini çekmiş ve eskiden açık denizlerde ticaret gemilerini avlayan korsanların teknolojik versiyonu olan internet korsanları “hacker” türemiştir. İnternet üzerindeki veriler herhangi bir korumaya tabi tutulmadan çıplak olarak aktığı için, bu verilerin istenmeyen kişiler tarafından ele geçirilmesi işten bile değildir. Ayrıca TCP/IP protokolünün tasarım yönünden sahip olduğu güvenlik zaafı tehlikeyi artırmaktadır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4025" title="hacker1-215x300" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/hacker1-215x300.jpg" alt="" width="215" height="300" />Dünyada en yaygın olarak kullanılan işletim sistemi olan MS Windows’un güvenlik ayarları korsanlara karşı korunma için yeterli olamamaktadır. Ayrıca tüm dünyada kullanılan güvenlik duvarları(firewall), virüs tarayıcıları, şifreleme araçları gibi çok sayıda güvenlik programı PC’leri sürekli kontrol altında tutmak ve bu şekilde tüm saldırılara karşı güvenli kılmak şeklinde bir görev üstlense de, maalesef bu konuda yetersiz kalmaktadırlar. Zira, işinde uzmanlaşmış bir hacker, gerekli gördüğü her sisteme sızabilmektedir.</p>
<p>E-posta bombar­dımanları, truva atları, web hijacking ve hatta alışılagelmiş basit ve küçük aldatma hileleri&#8230; Konfigü­rasyonu kötü yapılmış güvenlik duvarları ve güvenlik güncellemelerindeki eksiklikler, bilgisayarları saldırganlara kendi elleriyle teslim etmektedirler. Her türlü saldırıya karşı önlem aldığını düşünen kullanıcılar, birçok kez hayal kırıklığına uğrayabilmektedirler. Bunun en güncel örneği Norton Antivirus 2004 vakasıdır. Symantec’in yazılım güncelleme aracı “Live Update”in sahip olduğu bir güvenlik açığı sayesinde, saldırganlar PC üzerinde yönetici haklarına sahip olabilmektedirler. İşte size internet denizinin köpek balıkları için keşfedilmiş büyük bir besin kaynağı.[1]</p>
<p>Korsanlar ve köpekbalıkları cephesinde gelişmeler çok büyük bir hızla yaşanırken, güvenlik ile ilgili çalışmalar çok yavaş bir tempoda devam etmektedir. Güvenlik konusunda ulaşılan nokta henüz arzulanan düzeye gelememiştir. Yine de internet üzerinde güvenliğin sağlanması için bir takım yöntemler vardır. İnternette güvenlik; internet aracılığı ile bir yerden bir yere akan verilerin gideceği yere doğru, bozulmamış, başkaları tarafından ele geçirilmemiş ve silinmemiş bir halde ulaşmasıyla sağlanır. Verilerin istenilen yere bu şekilde ulaşması için izlenmesi ve alınması gereken bir takım önlemler vardır. Bu önlemler güvenli ağ katmansal yaklaşımı ile sağlanabilir. Bu da pek çok güvenlik konusunu dikkate almayı gerektirir. Bunun için de güvenlikte dikkate alınması gerekli noktaları sıralayacak olursak ;</p>
<p><strong>Güvenlik politikası: </strong>Bir kurumda tam anlamı ile tanımlanmış ve belgelenmiş bir güvenlik politikası yok ise, veya varolan politika her kademedeki kullanıcıya sistemli bir eğitim ile aktarılmamış ise, ve bu politikanın uygulanışı tarafsız bir kişi veya kurum tarafından düzenli kontrollerle denetlenmiyor ise, ne kadar sıkı önlem alınırsa alınsın, en alt düzeyde görevlinin yapacağı basit bir hata güvenliği tümüyle tehlikeye atabilir.</p>
<p><strong>Programlanmış tehlikeler ve güvenlik duvarları:</strong> Dışarıdan gelecek her türlü virüs, truva atı, solucan vb. saldırılarını önlemek için güvenlik duvarlarına (Firewalls) ek olarak, yeni üreyen virüslere karşı sürekli güncelleştirilen virüs bekçileri kullanmak gerekir. Bugün iki saatte bir yeni bir virüs üretildiği düşünülür ise, bu güncelleştirmenin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Ancak kurumlar için güvenlik duvarlarının ne kadar önemli ve yararlı olduğunun pek çok kişi ve kurum tarafından bilinmesine karşın, yapılan anket çalışmaları kurumların halen % 50 sinin güvenlik duvarına sahip olmadığını göstermiştir.</p>
<p><strong><img class="alignright size-full wp-image-4026" title="hacker3-218x300" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/hacker3-218x300.jpg" alt="" width="218" height="300" />Ağ ve sistem kuruluşu: </strong>Kullanım amaçlarına göre pek çok farklı ağ kurulumu gerçekleştirmek olasıdır. Bu ağ kurulumları gerçekleştirilirken kurumun kendisine en uygun olan ve güvenliği en iyi sağlayabileceği ağ yapısını kullanması çok önemlidir.</p>
<p><strong>İşletim sistemleri: </strong>Servis sağlayan işletim sistemleri, çok karmaşık ve çok esnek yapıya sahiptir. Çok sayıda servis ise dışarıdan gelen saldırılara çok sayıda açık kapı demektir.</p>
<p>Örneğin UNIX ve Windows için halen daha pek çok saldırıya açık deliklerin bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu nedenle işletim sistemlerinde internete bağımlı servislerle, File Transfer Protocol (FTP) ve Telnet gibi uygulamalarda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Böyle durumlarda güvenlik duvarları kullanmak gerekli bir yöntemdir.</p>
<p>Bu özellikler internet güvenliğinin sağlanması için temel oluşturmaktadır. Bunların dışında birçok güvenlik tedbirlerinin alınması da gerekmektedir. Kullanıcıların dikkatli ve ne yaptığını bilen kişiler olması güvenliği tehdit eden unsurların gücünü olabildiğince azaltacaktır. İnternette güvenlik ilk önce kullanıcı tarafından sonrada sistemin bizlere sunduğu özelliklerden yararlanılarak sağlanabilir.</p>
<p>Nasıl bir zincirin gücü en zayıf halkası ile temsil edilir ise bir sistemin güvenliğinin gücü de o sistemin en zayıf noktası ile belirlenir. İngilizlerin deyimiyle “You are as strong as your weakest unit”. Yani “En zayıf biriminiz kadar güçlüsünüz”.</p>
<p>Kuzey Kore&#8217;nin Hyungsan bölgesindeki dağlarda, aske­ri bir akademi 100 siber-as­ker eğitiyor. Neredeyse 20 yıldan beri var olan bu okulun temel hedefi, kendisini siber dünyada savaş vermeye adamış kalifiye hackerlar yetiştirmektir. Mirim Koleji olarak bili­nen bu yerden mezun olan­lar, tanınmış virüsler yaz­maktan, en uç güvenlik ön­lemlerine sahip networklere ulaşmaya kadar her şeyi öğ­renerek mezun oluyorlar.[2]</p>
<p>Dünyadaki bir çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede internet güvenliği konusunda çok ciddi araştırmalar ve çalışmalar yapılırken, ülkemizde bir çok bilişim şirketi güvenliği halen fiziksel zararlardan korunma olarak algılıyorlar. Birçok şirket kapısında koruma görevlisi çalıştırırken, asıl maddi gelir elde ettiği bilişim sistemleri için herhangi bir güvenlik personeli istihdam etmekten kaçınmaktadır. Oysa bu konuda, Türkiye’de, dünya çapında adı duyulmuş şirketlerden bile daha kaliteli hizmet sunan güvenlik şirketleri bulunmaktadır. Durumun ortaya çıkarabileceği tehlike, kopan bir fiber optik kablodan daha sıkıntılı bir internet ortamı yaratacaktır.[3]</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-4030" title="hacker4-254x300" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/hacker4-254x300.jpg" alt="" width="254" height="300" />Farklılık ve rekabet avantajı sağlayan entellektüel varlıklar, organizasyonlar için çok değerlidir. Birçok varlığın kaybedilmesi durumunda bunlar kolaylıkla telafi edilebilirken, organizasyonların yaşam deneyimlerini de yansıtan &#8220;bilgi&#8221; para karşılığı kolaylıkla yerine konamamaktadır. Bilgiyi korumak, bilginin güvenliğini sağlamak artık zorunludur; eskiden olduğu gibi güvenlik sadece &#8220;ek&#8221; bir yatırım olarak değerlendirilmemelidir.  Bir bilgi sistemi, hatta geniş bakış açısıyla bir organizasyon tasarlanırken, bilgi güvenliği de düşünülerek bu konu çözümlerin içine gömülmelidir ve temel hedefler arasında bulunmalıdır.</p>
<p>Bir organizasyonun “bilgi sistemine” yönelik güvenlik tehdidi çoğu zaman iş kalitesine ve verimliliğine yönelik tehdide dönüşmektedir. İşte bu noktada, bir akıllı sistemi kurgularken, bilgi güvenliğini sağlamaya yönelik çözümleri de kontrol listesi içinde bulundurmak, çözümün içine gömmek günümüzde vazgeçilemez olmuştur. Çünkü bilgi güvenliği en basit tanımıyla, &#8220;iş&#8221;inizi kesintiye uğratmaksızın devam ettirmenizi garantileyecek önlemlerin bir bütünüdür.</p>
<p>Güvenlik yolculuğunun ilk adımı, ilgili riskleri ve gereksinimleri doğru saptamaktır. Güvenlik konusunda, en optimum çözümlere karar verilebilmesi, &#8220;Nelerin?&#8221;, &#8220;Ne derecede?&#8221;, &#8220;Neye karşı?&#8221; ve &#8220;Nasıl?&#8221;korunması gerektiğinin bilinmesi ile mümkündür. Bu, &#8220;güvenlik değerlendirmesi&#8221; sürecidir.</p>
<p>Hep adreslendiğinin aksine, bilgi güvenliği sadece bir bilgi teknolojisi ya da yine yaygın söylemle bilgi sistemleri işi değildir; kurumun her bir çalışanının katkısını ve katılımını gerektirir. Ciddi boyutta bir kurum kültürü değişimi gerektirdiği için, en başta yönetimin onayı, katılımı ve desteği şarttır. Bilgi teknolojilerinin gerekli gördüğü ve uyguladığı teknik güvenlik çözümleri, tasarlanmış iş süreçleri ve politikalarla desteklenmemiş ve kurum kültürüne yansıtılmamışsa etkisiz kalacaklardır. Gerekli inanç ve motivasyon yaratılamamışsa, çalışanlar şifrelerini korumakta özensiz, hassas alanlarda gördükleri yabancı kişilere karşı aldırmaz ve kâğıt çöpüne gerekli imha işlemini yapmadan atacakları bilgilerin değeri konusunda dikkatsiz olabilecekler ve yapılan güvenlik yatırımlarına karşın büyük bir açık oluşturmaya devam edebileceklerdir. Yüzde yüz güvenlik sağlamanın mümkün olmadığı bilinir. Bu döngünün amacı, caydırıcı, önleyici, düzeltici ve algılayıcı kontrollerle riskleri, tehditleri, açıkları ve işimize etkilerini önemli ve kabul edilebilir ölçüde azaltmaktır.</p>
<p>Bu konunun uzmanlarından Mehmet Güven’in : “Saldırının nereden ve nasıl geleceğini bilmeyen hiçbir kimse savunma yapamaz”[4] saptamasında olduğu gibi, hackerden öte olayları algılayabilen ve müdahale edebilen güvenlik uzmanlarına da ihtiyacımız vardır. Bu yetenek ve bilgi birikimine sahip elemanların yetiştirilmesi ve şirketlerde bilişim sistemlerinde görev yapması hayati önem taşımaktadır.</p>
<p>Yazan: Günay ŞATANA</p>
<div>
<hr size="1" />
<div>
<p>Kaynaklar:</p>
<p>[1] “2004 Hacker Raporu”, Chip Bilgisayar Dergisi, Nisan 2004, s.44</p>
</div>
<div>
<p>[2] “Web Sayfaları Nasıl Hack’leniyor?”, PCWorld Bilgisayar Dergisi, Eylül 2003, s.28,30</p>
</div>
<div>
<p>[3] “Kuzey Kore’de Hacker okulu ”, PCWorld Bilgisayar Dergisi, Temmuz 2003, s.18</p>
</div>
<div>
<p>[4] Mehmet Güven, İnternette Güvenlik ve Hacker Cracker Meselesi, Grafiker Yayınları, Ankara, Ağustos 2004, s.kapak.</p>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/kopekbaligi-havuzu-internet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cevapsız Sorulara Buyrun Cevap Verin&#8230;</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/cevapsiz-sorulara-buyrun-cevap-verin.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/cevapsiz-sorulara-buyrun-cevap-verin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 09:23:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Birazda Gülelim]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3968</guid>
		<description><![CDATA[Hemen hemen  her soruya bir cevap veririz. Bilmesek bile bir yorumda bulunuruz. - sanırım şöyle&#8230; -zannederim ki o öyle değil&#8230; - tahminim bu iş böyle olur&#8230; -zannımca o düşündüğünüzü yansıtmıyor&#8230; &#8230; &#8230; diye gider de gider. Buyrun aşağıdaki soruları cevaplayın da bizler de birşeyler öğrenelim. Sorular..ya cevapları? &#160; Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar ? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-3972" title="eglence" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/eglence-300x231.gif" alt="" width="300" height="231" />Hemen hemen  her soruya bir cevap veririz. Bilmesek bile bir yorumda bulunuruz.</p>
<p>- sanırım şöyle&#8230;</p>
<p>-zannederim ki o öyle değil&#8230;</p>
<p>- tahminim bu iş böyle olur&#8230;</p>
<p>-zannımca o düşündüğünüzü yansıtmıyor&#8230;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>&#8230; diye gider de gider.</p>
<p>Buyrun aşağıdaki soruları cevaplayın da bizler de birşeyler öğrenelim.</p>
<p><span id="more-3968"></span><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h1><span style="color: #008000;"><strong>Sorular..ya cevapları?</strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><span style="color: #008000;"><span style="color: #000000;">Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış </span><span style="color: #000000;">yapıyorlar ?</span></span></li>
<li>Süper yapıştırıcı her şeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün iç yüzeyini yapıştırmamaktadır ?</li>
<li>Niçin falcıya gitmeden randevu almak gereklidir ? Geleceğimizi bilemez mi ?</li>
<li>Eğer bugün hava sıcaklığı 0 derece ise ve yarın iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olacaktır ?</li>
<li>Neden insanlar “Gökyüzünde 400 Milyon yıldız var” denildiğinde inandıkları halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar?</li>
<li>Niçin limonlu gazozların içerisinde bir sürü suni tatlandırıcı varken bulaşık deterjanında gerçek limon suyu kullanılmaktadır?</li>
<li>Işık 300.000 km/sn hızla yayıldığına göre karanlık hangi hızla çökmektedir?</li>
<li>Işık hızında giden bir arabada oturduğumuzu varsayarsak, farları yakınca ne olur?</li>
<li>Niçin fare kokulu kedi maması yok?</li>
<li>Teflona hiçbir şey yapışmadığı halde teflon tavaya nasıl yapışmıştır?</li>
<li>Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır?</li>
<li>Eğer uçağın kara kutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır.?</li>
<li>Neden insanlar birbirlerine sarılınca sağa-sola sallanırlar?</li>
<li>Cumartesi ve Pazartesi&#8217;nin neden kendi isimleri yoktur?</li>
<li>Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep &#8220;ti&#8221;dir?  Bulmacaları hazırlayan arkadaşlar hiç &#8220;ti&#8221; sesi çıkaran boru görmüşler mi?</li>
</ol>
<div style="color: #008000;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/cevapsiz-sorulara-buyrun-cevap-verin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İran Amerika İlişkilerinin 1950 lerden Bu Yana Gelişimi ve Farklılaşması</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/iran-amerika-iliskilerinin-1950-lerden-bu-yana-gelisimi-ve-farklilasmasi.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/iran-amerika-iliskilerinin-1950-lerden-bu-yana-gelisimi-ve-farklilasmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 05:44:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[11 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[İran Amerika ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İran Amerika ilişkilerinin gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer İran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3942</guid>
		<description><![CDATA[Sahip olduğu coğrafi konum itibariyle Avrasya ana karasının en “kilit” bölgelerinden birisine yerleşmiştir. 20. yüzyılın başlarında İran’da tespit edilen petrol rezervlerinin zenginliği ve daha sonraları keşfedilen zengin doğal gaz rezervleri İran’ın stratejik önemini daha da artırmıştır. Kafkasya, Orta Asya, Güney Asya, Basra Körfezi ve Ortadoğu ile sınırları olan ve bu bölgelerle aynı anda ve kolaylıkla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-3944" title="ahmedinejat" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/ahmedinejat.jpg" alt="" width="272" height="204" />Sahip olduğu coğrafi konum itibariyle Avrasya ana karasının en “kilit” bölgelerinden birisine yerleşmiştir. 20. yüzyılın başlarında İran’da tespit edilen petrol rezervlerinin zenginliği ve daha sonraları keşfedilen zengin doğal gaz rezervleri İran’ın stratejik önemini daha da artırmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff00ff;">Kafkasya</span>, <span style="color: #ff00ff;">Orta Asya</span>, <span style="color: #ff00ff;">Güney Asya</span>, <span style="color: #ff00ff;">Basra Körfezi </span>ve <span style="color: #ff00ff;">Ortadoğu</span> ile sınırları olan ve bu bölgelerle aynı anda ve kolaylıkla etkileşim kurulabilecek yegane “ülke” dir.</p>
<p>İran&#8217;a da bakınca 1979 Humeyni devrimiyle birlikte İran, İslamî bir rejim ile yönetilmeye başlandı. Rejim Humeyni önderliğindeki mollaların eline geçmişti. İran, Mart 1979&#8242;da <span style="color: #ff6600;">CENTO</span>&#8216;dan çekilmiş, ABD ile 1959 tarihli güvenlik anlaşmasını feshetmiş ve <span style="color: #ff6600;">Bağlantısızlık Hareketi</span>’ne katılmak üzere başvurmuştur.</p>
<p>İran&#8217;da devrim sonrası hem  ABD ve Batı, hem de Sovyetler Birliği’ne karşı anti-emperyalist bir söylemin hakim olduğu gözlenir.</p>
<p>1988 Temmuz’unda ırak savaşının sona ermesi ve 1989 Haziran’ında Humeyninin ölümü devletin sorgulanamaz otoritesini sarstı ve devlet politikalarına karşı muhalefet yükselmeye başladı.</p>
<p>Devrimci realist liderlerinden birisi olan Haşemi Rafsanjani’nin 1989’da Cumhurbaşkanlığına gelmesi Iran’ın daha liberal politikalar benimseyip mevcut uluslararası sisteme entegre olacağı yönündeki ümitleri artırmıştı.</p>
<p>1980’lerin devrimci İran’ı, 1990’larda statükocu bir gücü haline gelmiştir.</p>
<p><span id="more-3942"></span><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11 Eylül sonrasında ise; </strong></span></p>
<p>İlk aşamada Başkan Bush-İran arasında esen iyimser hava neticesinde 11 Eylül saldırılarının ardından İran “terörist saldırıları” resmen kınamış ve ABD’ye başsağlığı dilemiştir.</p>
<p>Ancak, 29 Ocak 2002’de yaptığı bir konuşmada ABD Başkanı Bush, İran’ı Irak ve Kuzey Kore ile birlikte “<span style="color: #ff6600;">şer ekseni</span>”nin parçası olarak niteledi.</p>
<p>Bush Yönetimi’nin, Afganistan müdahalesi sırasında İran’ın yapıcı tutumuna karşın İran’a yönelik politikasının sertleşmesinin nedenlerinden birisi İsrail güvenlik güçlerinin 2002 Ocak ayı içerisinde, Filistin Yönetimi’ne 50 tondan fazla silah götürdüğü iddia edilen <span style="color: #ff6600;">Karine-A</span> isimli gemiyi ele geçirmesidir.</p>
<p>ABD, İran’ı Filistin’deki sözde-terörist örgütleri desteklemek, İran’da eğitilmiş savaşçıları Afganistan’a göndermek ve El Kaide militanlarını koruyarak yeni Afganistan hükümetini istikrarsızlaştırmakla itham etti.</p>
<p>İran ABD’nin Irak’a müdahalesi ve sonrasında ihtiyatlı bir tutum aldı ve bütün kartlarını açık tutmaya çalıştı.</p>
<p>Amerika&#8217;nın Irak&#8217;ta kalıcı bir çözüm oluşturmadan ve Amerikan kamuoyundan destek almadan İran&#8217;a müdahale etmesi mümkün değildir. İran etnik yapısı itibariyle çok uluslu bir devlet olmasına rağmen çok güçlü bir devlet yönetim geleneğine sahiptir.</p>
<p>Nükleer bir İran, özellikle bu rejim kaldıkça ABD ve İsrail için kabul edilebilir değildir.</p>
<p>ABD ve İsrail’in bunu engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını düşünmek bu sorunla ilgili en güvenilir varsayımdır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Nükleer İran’ın Batı açısından temel sakıncaları olarak şunlar sayılabilir;</strong></span></p>
<ul>
<li> İran nükleer gücünü dış politikada  “korkutma ve şantaj” aracı olarak kullanabilir.</li>
<li> İranın nükleerbir güç olması demek “müdahale edilemez” bir ülke anlamına gelmektedir. Nükleer İran, bölgedeki başka devletlerde de nükleer güç edinme isteği uyandırabilir</li>
<li>Molla rejiminin nükleer güç kazanması halinde İran’da rejim değişikliği ve demokratikleşme ihtimali azalır.</li>
<li>İsrail’e karşı var oluşsal bir tehdit olur.</li>
<li>Nükleer silahlar, siyasi bir kararla ya da rejimin içinden bazıları tarafından teröristlere verilebilir.</li>
</ul>
<p>Eğer İran rejimi, ABD’nin eninde sonunda kendisini devirmeye kararlı olduğu sonucuna varırsa o zaman nükleer alanda geri adım atmak için daha az nedeni olacaktır. Rejimin nükleer silahı istemesinin asıl nedeni millî güvenlik ve çıkar mülahazalarından önce rejimin devamını sağlamaktır.</p>
<p>ABD, diplomasi ve askerî tehditler yoluyla İran’ın nükleer programını geciktirmeyi ve bu arada da rejimi değiştirmeyi ummaktadır.</p>
<p>İran-ABD geriliminin uzun döneme yayılmasının sakıncası vardır. ABD, İran rejimini içeriden yıkmaya çalıştığı bu dönemde, ülke içindeki etnik gruplarla ilişkilerini geliştirmek isteyebilir. <span style="color: #ff6600;"><strong>İranlı Kürtler</strong></span> bunların içinde ABD’ye en sıcak bakacak gruplardandır.</p>
<p>Hatemi döneminde bile Tahran ile önemli bir diyalog kurmayan Washington, Ahmedinecatlı İran’a herhangi bir şekilde ödün ve meşruiyet vermekten kaçınmaktadır.</p>
<p>İran ise hem diyalog için ilk adımın karşı taraftan gelmesi gerektiğini düşünmekte, hem de Irak ve petrol fiyatları nedeniyle elde ettiği üstünlüğü kullanmak istemektedir.</p>
<p>Günay ŞATANA</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/iran-amerika-iliskilerinin-1950-lerden-bu-yana-gelisimi-ve-farklilasmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile Hayatı, Aile Planlaması ve Ana Çocuk Sağlığı</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/aile-hayati-aile-planlamasi-ve-ana-cocuk-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/aile-hayati-aile-planlamasi-ve-ana-cocuk-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 14:21:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[aile hayatına etki eden faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[aile kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin temel görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[ana ve çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çekirdek aile]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğe karar vermede etkisi olan faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[geniş aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3884</guid>
		<description><![CDATA[AİLE KAVRAMI Toplum içindeki en küçük sosyal kurum ailedir. Genel olarak aile, tüm toplumlarda geçerli olan, fertler arası ilişkileri, adetleri, örfleri, gelenekleri, görenekleri içeren, kültür unsurlarını içinde taşıyan sosyal bir kurumdur. Aile iki tipte incelenebilir, Çekirdek aile: Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşur Günümüzde, şehirleşme ve endüstrileşme sonucu, çekirdek aile yapısı daha çok görülmektedir. Geniş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #0000ff;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-3886" title="aile" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/aile-300x220.gif" alt="" width="300" height="220" />AİLE KAVRAMI</strong></span></p>
<p>Toplum içindeki en küçük sosyal kurum ailedir. Genel olarak aile, tüm toplumlarda geçerli olan, fertler arası ilişkileri, adetleri, örfleri, gelenekleri, görenekleri içeren, kültür unsurlarını içinde taşıyan sosyal bir kurumdur.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Aile iki tipte incelenebilir,</span></p>
<p><span style="color: #808000;">Çekirdek aile: </span>Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşur Günümüzde, şehirleşme ve endüstrileşme sonucu, çekirdek aile yapısı daha çok görülmektedir.</p>
<p><span style="color: #808000;">Geniş aile: </span>Anne, baba, onların anne ve babaları, kardeşleri, çocuklar ile bazen kardeş çocuklarını da kapsayan geniş bir topluluktur. Bu tür aileler sosyal bağların daha kuvvetli olduğu kırsal kesimde görülmektedir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Ailenin temel görevleri;</span></p>
<div>1)Kuşaklar arasında toplumsal bütünleşmeyi sağlamak, dengesizlikleri gidermek</div>
<div>2)Toplumun kabul ettiği davranışları diğer sosyal gruplarla iş biriliği içinde yeni nesillere benimsetmek, ailenin görevidir.</div>
<div>3)Çağın gereklerine uygun nitelikli bireyler yetiştirmek.</div>
<p></br></p>
<div><span id="more-3884"></span></div>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Bu görevler dışında ailenin;</span></p>
<p><span style="color: #808000;">1)Biyolojik</span></p>
<p>Biyolojik görev ile anlatılmak istenen insan neslinin devamının sağlanması ve eşlerin cinsel ihtiyacının düzenli olarak giderilmesidir</p>
<p><span style="color: #808000;">2)Ekonomik</span></p>
<p>Ailenin ekonomik görevi , barınma ,beslenme , giyinme , eğitim gibi temel ihtiyaçların karşılanması için gereken gelirin sağlanmasıdır.</p>
<p><span style="color: #808000;">3)Sosyal</span></p>
<p>Ailenin sosyal görevi ,toplumun temelini oluşturması esasına dayanır.Aile bulunduğu toplumla sürekli ilişki içerisindedir. Hem kendi içerisinde hem de akrabalar, komşular, hemşeriler  ile sürdürülen ilişkilerde sevgi ve saygı göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle bayramlar olmak üzere dostlar ve akrabalarla görüşmeye imkan tanıyan günlerde sosyal ilişkilerin sürdürülmesi ailenin görevlerindendir.</p>
<p><span style="color: #808000;">4)Psikolojik</span></p>
<p>Ailenin psikolojik görevi, aile içi mutluluğun sürdürülmesinde büyük önem taşır. Aile bireyleri arasındaki mutlu ve sıcak ilişki aile bağlarını güçlü tutar.</p>
<p><span style="color: #808000;">5)Eğitim</span></p>
<p>Ailenin eğitim görevi ise çocukların eğitimi , öğretimi ve yetiştirilmesini içine alan bir görevdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">AİLE HAYATINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER</span></strong></p>
<p>Aile hayatının mutlu sürdürülmesinde, aile kurulurken göz önünde bulundurulan şartlar ve aile içi ilişkiler rol oynar.</p>
<p><span style="color: #808000;">A)Evliliğe karar vermede etkisi olan faktörler:</span></p>
<p>Evlilik, eşlerin birbirlerine karşı sorumluluklarının olduğu bir beraberliktir . Bu sebeple evlenecek kişinin, bu sorumlulukları karşılamaya hazır olması gerekir. Evlilik kararı verecek kişi, bu olgunluğa erişip erişmediğini kendisi değerlendirebilmelidir.</p>
<p>Evliliğe hazır oluşla, belli bir yaşa erişmiş olmak arasında önemli bir ilişki vardır. Yasal olarak ülkemizde evlenme yaşı 18&#8242;dir. 18 yaşından küçük olanların evlenebilmeleri, anne ve babalarının iznine bağlıdır. Bu durumda evlenecek gençlerden kızın en az 15, erkeğin ise 17 yaşında olması gerekmektedir. Genç yaşta evlenmek çeşitli sorunlara sebep olabilir. 18 yaşından önce yapılan evliliklerde hem çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkabilir hem de evliliğin mutlu ve uzun ömürlü olması ihtimali düşüktür. Özellikle bu durumlarda çocuk sahibi olmak, bu sorumluluğu üstlenmek, genç çiftler için büyük sorunlar oluşturabilir.</p>
<p>Evliliğe karar vermede eşler arasındaki yaş farkı da önemli bir sorun oluşturabilir. Eşlerin ortak beğeniler edinebilmeleri ortak davranışlar sergileyebilmeleri için aralarında aşırı yaş farkı olmaması gerekir.</p>
<p>Evliliğe hazır oluşla fiziksel, duygusal ve sosyal yönlerden olgunluğa erişmiş olmak arasında önemli bir ilişki vardır. Evliliğin gerektirdiği sorumlulukların yerine getirilebilmesi için kişinin her yönden olgunlaşması, beceri, yetenek ve hoşgörü açısından yeterli düzeye erişmesi gereklidir.</p>
<p>Evlilik kararı vermeden önce, öğrenimini tamamlamış olmak, bir iş edinmiş olmak, askerlik görevini yapmış olmak aranan şartlardır.</p>
<p>Evliliğe karar veren kişilerin; sosyal, eğitim, ekonomik durum, kültürel yapı ve kişilik özellikleri bakımından benzer özelliklere sahip olması gerekir. Eşler arasında iyi iletişim kurulabilmesi, ortak zevklerin paylaşılabilmesi, eşlerin her yönden uyum içinde olabilmeleri ideal çözümdür. &#8220;Davul dengi dengine vurur.&#8221; atasözü bu durumu en güzel şekilde özetler.</p>
<p>Evliliğe karar vermede önemli bir konu da yakın akraba evliliklerinden kaçınmanın gerekliliğidir. Bazı hastalıklar kalıtsaldır. Yani anne ve babanın genleri ile çocuklara geçerler. Yarık damak- dudak gibi doğumsal anormallikler, hemofili gibi kan hastalıkları kalıtsal hastalıklara örnek olarak gösterilebilir. Anne ya da babada görünür bir hastalık olmasa bile, eşlerin kalıtsal bir hastalığın taşıyıcısı olmaları mümkündür. Anne ya da babadan birisi hastalık taşıyıcı ise hastalık çocuklarda ortaya çıkmayabilir. Bu durumda doğacak çocukların bazıları yine hastalık taşıyıcı olurlar. Hem anne hem baba hastalık genini taşıyorsa bunların çocuklarında hastalık ortaya çıkar. Aynı hastalığın genini taşıyıcı olarak bulundurma olasılığı, normal bir çiftte pek düşük bir ihtimalken, yakın akraba evliliklerinde bu ihtimal yüksektir. Yasal bir engel olmamasına rağmen evlilik kararı verirken çok titiz davranılmalı, yakın akraba evliliği yapılmamalıdır.</p>
<p><span style="color: #808000;">B) Aile hayatına etki eden faktörler:</span></p>
<p>Aile hayatında mutluluğu etkileyen çeşitli faktörler vardır. Bunlar, aile bireyleri arasındaki ilişkinin niteliği, aile bireylerini ilgilendiren sağlık sorunları, ekonomik sorunlar, işsizlik vb.dir. Evliliklerde sorunlar, tartışmalar olabilir. Aile içi tartışmalar, aile hayatının bir parçasıdır. Ancak sorunların çözümü ve tartışmalar sırasında açık yüreklilik ve hoşgörülü davranmak esastır.</p>
<p>Eşler birbirlerine karşı saygılarını kaybetmemelidir. Saygı, sevgi ve hoşgörü ortamında çocuklar daha sağlıklı şekilde büyürler .Anne baba arasındaki iyi ilişkiler çocuklara da yansır. Huzursuz, geçimsiz, sürtüşmeli aile ortamlarında çocuklar, güvensizlik ve tedirginlik hissederler. Bu onların hem ruhsal hem de bedensel sağlıklarını etkiler.</p>
<p>Birbirini seven eşlerin çoğunun çocuklarını da sevdikleri, çocuk sevgisinin eşleri birbirine yaklaştırdığı unutulmamalıdır. Tartışmaların, çocukların önünde ve onları da tartışma içine katarak yapılması, çocuk üzerinde yıkıcı etkiler yapar. Çocuk için güven içinde yaşamak büyük önem taşır. Bu güveni de anne babanın uyumlu beraberliğinde araması doğaldır.</p>
<p>Aile içi mutluluğun sağlanması, aile bütünlüğünün korunması için, aile bireylerinin görevlerini ve karşılıklı sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.</p>
<p>Ailenin her üyesi dayanışma ve iş bölümü içinde, ailenin beslenmesi, barınması, gelir sağlaması, savurganlığın önlenmesi gibi temel konularda elinden geleni yapmalıdır. Aile birliğinin korunması amacıyla iş bölümü ve dayanışma esas alınmalı, herkes kendine düşen görevi yerine getirmeye özen göstermelidir.</p>
<p>Aile birliğinin diğer sosyal kurumlarla olan ilişkisi, ailenin mutluluğunda rol oynar. Akrabalar ve komşularla sürdürülen uyumlu ilişkiler, aileye güven ve destek sağlar. Öte yandan okul ve iş yerindeki ilişkiler de aileyi doğrudan etkileyen faktörlerdir. Ailenin yaşama biçimi, günlerin nasıl geçirildiği, kimlerle görüşüldüğü sosyal hayatı belirler. Bunlar da aile hayatını olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Devamını aşağıdaki sunuda inceleyebilirsiniz. </span></p>
<p><span style="color: #800000;">Dosyayı indirmek için sununun sol üstündeki <span style="color: #666699;">download</span> linkini tıklayınız.</span></p>
<p><span style="color: #800000;"><span style="color: #000000;"><div id="zdscribdid_3884_1" style="width: 100%; padding: 15px 0px;"><a href="http://www.kolaytest.net">ZD Scribd iPaper</a></div>
<script type="text/javascript">
var zdscribdvar_3884_1 = scribd.Document.getDoc(52759956, 'key-1r2q5sqi37ejwt78y1ej')
zdscribdvar_3884_1.addParam('jsapi_version', 1);
zdscribdvar_3884_1.addParam('height', 600);
zdscribdvar_3884_1.addParam('width', 590);
zdscribdvar_3884_1.addParam('disable_related_docs', true);
zdscribdvar_3884_1.addParam('mode', 'slideshow');
zdscribdvar_3884_1.addParam('auto_size', true);
zdscribdvar_3884_1.addParam('page', 1);
zdscribdvar_3884_1.write('zdscribdid_3884_1');
</script>
</span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/aile-hayati-aile-planlamasi-ve-ana-cocuk-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD ve AB’nin Türkiye&#8217;ye yönelik stratejileri ve ortak yönleri</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/abd-ve-ab%e2%80%99nin-turkiyeye-yonelik-stratejileri-ve-ortak-yonleri.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/abd-ve-ab%e2%80%99nin-turkiyeye-yonelik-stratejileri-ve-ortak-yonleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 08:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[AB üyelik persfektifi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ortadoğu projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ilımlı İslam cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag kriterleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'ye yönelik stratejiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3857</guid>
		<description><![CDATA[ABD; ABD’nin ORTADOĞU’da Türkiye’den tek bir beklentisi vardır. O da Türkiye’nin Amerikanın çıkarlarına hizmet etmesi, onun adına askerlerini savaşa, yani ölüme göndermesidir. Büyük Ortadoğu projesi kapsamında Türkiye’nin güç olmasının engellenmesi, konumunun ve devlet düzeninin değiştirilmesini ve dönüşümünü istemektedir. Bu bağlamda ABD’nin Türkiye’ye biçtiği rol Ortadoğululaştırma, başka bir deyişle Ilımlı İslam cumhuriyetidir. Irakın kuzeyinde bir kürt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #003366;"><strong><img class="alignright size-full wp-image-3858" title="turkiye-ab" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/turkiye-ab.jpg" alt="" width="259" height="194" />ABD;</strong></span></p>
<ul>
<li> ABD’nin ORTADOĞU’da Türkiye’den tek bir beklentisi vardır. O da Türkiye’nin Amerikanın çıkarlarına hizmet etmesi, onun adına askerlerini savaşa, yani ölüme göndermesidir.</li>
<li> Büyük Ortadoğu projesi kapsamında Türkiye’nin güç olmasının engellenmesi, konumunun ve devlet düzeninin değiştirilmesini ve dönüşümünü istemektedir.</li>
<li>Bu bağlamda ABD’nin Türkiye’ye biçtiği rol Ortadoğululaştırma, başka bir deyişle Ilımlı İslam cumhuriyetidir.</li>
<li> Irakın kuzeyinde bir kürt devleti kurulması ve güneydoğu Anadolu bölgemizin bu kürt devletine katılması</li>
</ul>
<p><span style="color: #003366;"><strong>AB;</strong></span></p>
<ul>
<li> Türkiye’de Kürtlere ve Alevilere azınlık statüsü verilmesi ve azınlık haklarının uygulanması</li>
<li> Gayrımüslimlere tanınan hakların arttırılması</li>
<li> İktisadi olarak mali ve teknik araçlarla IMF ve dünya bankası tarafından desteklenen istikrar programı ve Kopenhag kriterlerinin uygulanması</li>
<li>Su kaynaklarının uluslar arası bir yönetim organının denetimine bırakılması</li>
</ul>
<p><span id="more-3857"></span></p>
<ul></ul>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Ortak yönleri itibariyle;</strong></span></p>
<p><strong> </strong>Türkiyeye sunulan AB üyelik persfektifi, Türkiye&#8217;nin AB üzerinden dönüşüm projesidir. ABD Türkiye’yi bu yolla işleyen merkeze dahil olmasını ve böylece küresel sisteme tehdit oluşturan ülkeler listesinden çıkartılmasını amacını gütmektedir.</p>
<p>AB sürecindeki üyelik dayatmalarının ABD merkezli olduğu, ABD’nin AB’ni bu yönde çok güzel kullandığını, AB Türkiye’den isteklerini sıralarken bütünüyle ABD isteklerini referans almıştır.</p>
<p>Türkiye AB ile ilişkilerini yanlış bir çerçeveye oturtmamalıdır.  AB nin Türkiye’nin IMF ile yaptığı anlaşmalara bağlı kalması temelinde müzakerelerin yürütüleceğine vurgu yapması, Türkiye açısından müzakerelerin ABD ve AB ekseninde eşzamanlı olarak yürütüleceğinin sinyallerini vermektedir.</p>
<p>Türkiye’nin mevcut durumda ne ABD nede AB karşıtlığı yapacak lüksü yoktur, aynı şekilde İsrail’lede ilişkilerimizi belirli bir seviyede tutmamız gerekir fakat bunu yaparken de milli menfaatlerimizi mutlaka korumamız gerekir.</p>
<p>Günay ŞATANA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/abd-ve-ab%e2%80%99nin-turkiyeye-yonelik-stratejileri-ve-ortak-yonleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOP ya da GOP nedir? Kapsamı?, Amacı?, Nereden nereye?</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/bop-ya-da-gop-nedir-kapsami-amaci-nereden-nereye.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/bop-ya-da-gop-nedir-kapsami-amaci-nereden-nereye.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 07:31:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ortadoğu projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ortadoğu projesinin amaçları]]></category>
		<category><![CDATA[Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[GODKAG]]></category>
		<category><![CDATA[GOP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3847</guid>
		<description><![CDATA[BOP stratejik bir konsepttir. ABD’den başka hiçbir gücün küresel bir güç olmasına olanak tanımamak üzere kurulmuştur. BOP Amerikanın 1945 yılında formüle ettiği daha sonra 1989’da yeniden şekillendirdiği bir projedir. ABD ilk defa BOP tan 2004 yılında açıkça bahsetmiştir. Bunun nedeni de  ABD’nin IRAK ta ki olumsuz gelişmeleridir. Bunu açıklamasının ardında AB, NATO ve BM gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-3851" title="kuresel" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/kuresel-300x335.jpg" alt="" width="300" height="335" />BOP stratejik bir konsepttir. ABD’den başka hiçbir gücün küresel bir güç olmasına olanak tanımamak üzere kurulmuştur.</p>
<p>BOP Amerikanın 1945 yılında formüle ettiği daha sonra 1989’da yeniden şekillendirdiği bir projedir.</p>
<p>ABD ilk defa BOP tan 2004 yılında açıkça bahsetmiştir. Bunun nedeni de  ABD’nin IRAK ta ki olumsuz gelişmeleridir. Bunu açıklamasının ardında AB, NATO ve BM gibi uluslar arası kuruluşları devreye sokma girişimi yatmaktadır.</p>
<p>Fas’tan Güney Doğu Asya’ya, Kafkasya’dan Afrika boynuzuna kadar bir bölgeyi içermektedir.</p>
<p>BOP bu ülkeleri yeniden yapılandırmak veya küresel sisteme bağlantılı hale getirmektir.</p>
<p>İsrail dışarıda tutulursa ortak unsur İslam dinidir.</p>
<p>Terör kaynağı olarak gördüğü Orta Doğuda eskimiş yönetimlerin değişmesi, kadın haklarının geliştirilmesi, okuryazarlık oranın yükseltilmesi gibi amaçlarla yola çıkmıştır. BOP batı standartlarında demokrasiler kurmak, özgürlük yaymak gerekçesiyle yola çıkmıştır.</p>
<p>BOP aynı zamanda bir geçiş projesidir. Bu geçişin 10 yıllık kesiti kapsayacağı belirtilmiştir. 21 yy.da küresel güç olmaya aday AB, Çin, Rusya, Hindistan gibi devletlerin kontrol edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Büyük Ortadoğu projesinin iki aracı vardır: demokratikleşme ve liberalleşme</p>
<p>Halkı yönetim içine dâhil ederek ABD eylemleri sizin için yaptım diyecektir. Ilımlı İslam modeli yaratılmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>Amaç tüm orta doğuya özgürlük ve demokrasi getirmek ise de asıl amaç yer altı ve yer üstü kaynaklarını kontrol altına almaktır. İslam dünyasına çekidüzen vermektir.</p>
<p><span id="more-3847"></span></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Büyük Ortadoğu projesinin amaçları :</strong></span></p>
<ul>
<li> Temel amacı İsrail’in güvenliğinin sağlanması</li>
<li>Avrasyanın tam denetimi</li>
<li>Dünya enerji kaynaklarını ve nakil hatlarını kontrol altına almak</li>
<li>İslam ülkelerinin ılımlı bir İslam modeli içerisinde yeniden yapılandırılması (islamın dönüştürülmesi)</li>
<li>AB, Rusya ve Çin’in çevrelenerek  küresel güç olmalarının engellenmesi</li>
<li>Orta doğuda güçlenen anti Amerikan tutum ve davranışların önlenmesi</li>
<li>ABD çıkarlarına başka bir devlet tarafından meydan okunmasının engellenmesi</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi (GODKAG)</strong></span></p>
<p>2004 Haziranında G-8 Toplantısında kabul edildiği haliyle BOP GODKAG olmuştur.</p>
<p>Ortadoğuda sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlar vardır. Bu sorunları çözmek için 3 alanda ortak çaba gösterilmesi kararlaştırılmıştır.</p>
<p><span style="color: #808000;">Siyasi Alan</span> ; Demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü, İnsan hakları ve reform</p>
<p><span style="color: #808000;">Sosyal  Alan</span> ; Eğitim İfade özgürlüğü, Kadın erkek eşitliği, Bilgiye erişim</p>
<p><span style="color: #808000;">Ekonomik Alan</span> ; İşsizliğin önlenmesi , Yeni iş sahaları artırmak kararlarını almışlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sonuç olarak şu temel ilkeler benimsenmiştir. </strong></span></p>
<p><span style="color: #999999;"><strong>(</strong>bu ilkelerle BOP yardım programına dönüşmüştür.)</span></p>
<ul>
<li>Uluslar arası toplumun GODKA da barış ve istikrarın sağlanmasına katkısını arttırması</li>
<li>İsrail-Filistin çatışmasının çözümü bölgede ilerlemenin en önemli öğesidir.</li>
<li> Irakta istikrarın sağlanması bölge güvenliği ve ırak halkı açısından önemlidir. Irakın toprak bütünlğü desteklenmelidir.</li>
<li>Reformun başarılı olabilmesi için dışarıdan empoze edilmemelidir. Bölgedeki reforma destek vermek uzun vadeli bir projedir.</li>
<li> Her ülke özgündür, farklılıklara saygı duyulmalıdır.</li>
<li> Her toplum kendi hedeflerine ulaşmak için değişimin ölçüsünü kendisi belirlemelidir.</li>
</ul>
<p>Günay ŞATANA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/bop-ya-da-gop-nedir-kapsami-amaci-nereden-nereye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Mülakat Örneği</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/bir-mulakat-ornegi.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/bir-mulakat-ornegi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 07:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[mülakat örneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3802</guid>
		<description><![CDATA[BİLGİSAYARIN EĞİTİM ALANINDA ETKİN KULLANILMASI Mülakatı yapan: Hasan Aykut ŞATANA HAYATININ BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞARAK GEÇİRMİŞ VE BİLGİSAYAR SİSTEMLERİNİ EĞİTİM ALANINA BAŞARIYLA UYGULAMIŞ OLAN GÜNAY ŞATANA’YA BİLGİSAYARI EĞİTİM ALANINDA NASIL ETKİN BİR BİÇİMDE KULLANABİLECİĞİMİZİ SORDUK. -Bilgisayar konusunda uzmanlığınızı ve zamanında eğitim sektöründe de yer aldığınızı biliyoruz. Eğitim sektöründe yer aldığınız süre içerisinde de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİLGİSAYARIN EĞİTİM ALANINDA ETKİN KULLANILMASI</strong></p>
<p><span style="color: #008000;">Mülakatı yapan: Hasan Aykut ŞATANA</span></p>
<p><span style="color: #008000;"><img class="alignnone size-full wp-image-3815" title="mulakat" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/mulakat.jpg" alt="" width="410" height="230" /></span></p>
<p><em><span style="color: #ff6600;">HAYATININ BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞARAK GEÇİRMİŞ VE BİLGİSAYAR SİSTEMLERİNİ EĞİTİM ALANINA BAŞARIYLA UYGULAMIŞ OLAN GÜNAY ŞATANA’YA BİLGİSAYARI EĞİTİM ALANINDA NASIL ETKİN BİR BİÇİMDE KULLANABİLECİĞİMİZİ SORDUK.</span></em></p>
<p><span style="color: #000080;">-Bilgisayar konusunda uzmanlığınızı ve zamanında eğitim sektöründe de yer aldığınızı biliyoruz. Eğitim sektöründe yer aldığınız süre içerisinde de uzaktan eğitim konusunda araştırmalar yaptınız ve bilgisayarın eğitim alanında nasıl kullanılabileceğini araştırdınız.</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Peki, bilgisayarı eğitim alanında en etkin nasıl kullanabiliriz?</span></p>
<p>-Bilgisayarlar 1980’lerden bu yana ülkemizde kullanılmaktadır. Son birkaç yıla kadar bilgisayarlar eğitim sektöründe sadece bir tepegöz aracı olarak kullanılmaktaydı. Yani konular bilgisayarda bir sunu programında hazırlanıp projeksiyon cihazı ile ekrana yansıtılırdı. Bu da bilgisayarın eğitim sektöründe pek etkin kullanılmadığını gösteriyor.  Bugünse daha fazlası var bilgisayar bir tepegöz cihazı olmaktan ziyade bir ders konusun hazırlanmasında sunulmasında ve geri besleme alınmasında etkin olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Geri besleme derken neyi ifade etmektesiniz?</span></p>
<p>-Geri besleme derken öğrencilerin ders sonunda alacağı konu testlerini ve bunların sonuçlarını ifade etmekteyim.</p>
<p><span id="more-3802"></span></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><span style="color: #000080;">-Peki, bugünkü Türkiye için 30 kişilik  sınıflarda bir bilgisayar bu eğitim için yeterli mi?</span></p>
<p>-Tabiki hayır. Elbette herkesin bir bilgisayarı olması gerekir. Her öğrenci aynı anda teste iştirak etmelidir. Bunun sonucunda da anlatılan konu daha kolay ve kısa sürede anlaşılabilir.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Her öğrenciye bir bilgisayar ülkemizde lüks değil midir?</span></p>
<p>-Hayır. Bilgisayar destekli bir eğitim düşünülüyorsa her öğrencinin ayrı bir bilgisayara sahip olması gerekir.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Sizce ülkemizde her öğrenciye bir bilgisayar sağlayacak bütçe var mıdır?</span></p>
<p>- Ülkemiz son zamanlarda eğitime desteğini oldukça arttırmış bir ülke.  Bunun üstesinden gelebilir. En kötü ihtimalle sınıflara kurulacak ağlarda “aptal terminal” sistemi kurulur bu da maliyeti düşürür.</p>
<p><span style="color: #000080;">-“Aptal terminal” nasıl bir şeydir?</span></p>
<p>-Aptal terminaller,  çok güçlü sunucular kullanan,  sadece monitör ve klavyeden oluşan bir cihazlardır. Bu da normal bilgisayarlı eğitime göre maliyeti önemli derecede azaltmaktadır.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Bilgisayarlı eğitim sisteminin işleyişi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?</span></p>
<p>-Sınıflarda kurulacak bilgisayar ağlarına tüm öğrenciler ve öğretmen aynı anda iştirak eder. Eğitim büyük oranda ağlar üzerinden sağlanır.  Öğretmen,  dersi öğrencilerin görmesini istediği şekilde önceden hazırlar. Öğrencilere de arzu ettiği sırada konuları izletip anlatabilmektedir. Öğrenci öğretmenle birebir,  istediği anda görüşüp öğretmene sorusunu yazarak veya çizerek sorabilmekte ve gerekli yanıtı yazılı ve görsel olarak alabilmektedir. Bu öğrencinin parmak kaldırıp öğretmene soru sorması ve cevabını alması gibidir. Ayrıca geometri, fizik gibi çizim gerektiren dersler için çok büyük zaman kazancı sağlar.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Peki, bu bilgisayarlı eğitim sistemi yüz yüze ders anlatmanın yerini alabilir mi?</span></p>
<p>-Tabiki hayır. Yüz yüze eğitimin yerini alması mümkün değildir ama yüz yüze eğitimin çok güçlü bir destekçisi olabilir. Hatta yüz yüze eğitimin mümkün olmadığı zamanlarda bilgisayar destekli eğitim büyük bir avantajdır.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Yüz yüze eğitimin mümkün olmadığı durumlar neler olabilir?</span></p>
<p>-Öğrencilerin ve öğretmenlerin başka şehirlerde olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda öğretmen,  öğrencilere gerekli dersi bilgisayar ortamından verebilir. Buna da uzaktan eğitim diyoruz.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Sizce bilgisayar destekli eğitim ve uzaktan eğitim sistemleri okula gitme zorunluluğunu ortadan kaldırabilir mi?</span></p>
<p>-Çok ileriki aşamalarda belki ama şu an için eğitimi desteklemekten öteye gitmesi fazla mümkün değil. Yine de bugün uzaktan eğitim metodunu kullanan üniversiteler mevcuttur.</p>
<p><span style="color: #000080;">-Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Umarım bu uygulamalar ile eğitim sistemimiz çok daha iyi bir noktaya ulaşır.</span></p>
<p><span style="color: #008000;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/bir-mulakat-ornegi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde Döngüsü</title>
		<link>http://www.kolaytest.net/madde-dongusu.html</link>
		<comments>http://www.kolaytest.net/madde-dongusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 08:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gsatana</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fen Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[azot döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[karbon döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[madde döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[oksijen döngüsü]]></category>
		<category><![CDATA[su döngüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kolaytest.net/?p=3786</guid>
		<description><![CDATA[Doğada ekolojik önemi olan maddeler, canlılar ve çevreleri arasında alınıp verilir. Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına Madde döngüleri yada kısaca çevrimler denir. Tüm maddeler Sürekli olarak döngüler yoluyla, canlılar tarafından yeniden Kullanılır. Doğada var olan hiç bir şey ortadan kaybolmaz, mutlaka doğaya geri döner. Bunlar madde döngüleri ile gerçekleşir. Madde döngülerini 4 ana başlık altında inceleyeceğiz… Güneş enerjisinin ısıtmasıyla, çeşitli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3818" title="sucevrim" src="http://www.kolaytest.net/wp-content/uploads/2011/04/sucevrim1.jpg" alt="" width="456" height="318" /></p>
<p>Doğada ekolojik önemi olan maddeler, canlılar ve çevreleri arasında alınıp verilir. Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına Madde döngüleri yada kısaca çevrimler denir.</p>
<p>Tüm maddeler Sürekli olarak döngüler yoluyla, canlılar tarafından yeniden Kullanılır.</p>
<p>Doğada var olan hiç bir şey ortadan kaybolmaz, mutlaka doğaya geri döner. Bunlar madde döngüleri ile gerçekleşir. Madde döngülerini 4 ana başlık altında inceleyeceğiz…</p>
<p>Güneş enerjisinin ısıtmasıyla, çeşitli kaynaklara çıkan su buharı; yağmur, kar, dolu gibi yağış biçimleriyle yeniden Yeryüzüne döner. Bu suyun bir miktarı yer altı sularına karışırken,daha büyük bir kısmı göl ve deniz gibi kaynaklarda birikir. Su döngüsü de diğer tüm döngüler gibi süreklidir.</p>
<p>Su Döngüsünde;</p>
<p style="padding-left: 30px;">•Bitkiler terleme ile,</p>
<p style="padding-left: 30px;">•Solunum yapan canlılar solunum sonucu havaya verdiği gazlar ile,</p>
<p style="padding-left: 30px;">•Denizler ve göller buharlaşarak,.</p>
<p style="padding-left: 30px;">•Yer altı suları denizlere karışarak,</p>
<p>döngünün sürekliliğini sağlarlar.</p>
<p>devamı sunuda&#8230;</p>
<p>indirmek için için<span style="color: #008000;"> download</span> linkini tıklayınız.</p>
<p><span id="more-3786"></span></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7496854963271292";
/* blog-orta-sazan */
google_ad_slot = "5023668372";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<div id="zdscribdid_3786_2" style="width: 100%; padding: 15px 0px;"><a href="http://www.kolaytest.net">ZD Scribd iPaper</a></div>
<script type="text/javascript">
var zdscribdvar_3786_2 = scribd.Document.getDoc(52572768, 'key-1v7qgjd3eti4vyegmw1l')
zdscribdvar_3786_2.addParam('jsapi_version', 1);
zdscribdvar_3786_2.addParam('height', 600);
zdscribdvar_3786_2.addParam('width', 590);
zdscribdvar_3786_2.addParam('disable_related_docs', true);
zdscribdvar_3786_2.addParam('mode', 'slideshow');
zdscribdvar_3786_2.addParam('auto_size', true);
zdscribdvar_3786_2.addParam('page', 1);
zdscribdvar_3786_2.write('zdscribdid_3786_2');
</script>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kolaytest.net/madde-dongusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

